PROGRAM 2022-2023

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mekan insan olgusu eşliğinde ilerleyeceğimiz İstanbul Kent Belleği atölyeleri, İstanbul’a bakışımızı detaylandırmamıza neden olacak. Bizans dünyasından Osmanlı alemine geçiş yapıp ardından Cumhuriyet devri İstanbul hayatına kadar ilerleyeceğimiz atölyeler kapsamında iki başkent bir megakent dönüşümünü sizlere sunacağız. Şehrin detaylarını (köpekler, dervişler, yazarlar, sanatçılar, İmparatorlar, aileler, seyyahlar, sultanlar, bankerler; plajlar, meyhaneler, mahalleler, sokaklar, kahvehaneler, kiliseler, camiler, sinagoglar, mezarlıklar..) lokal bölgeler ve konular eşliğinde aktararak anlatımcılar ve siz katılımcılar olarak ortak bir kompozisyon oluşturacağız. Birlikte okuyup, birlikte araştıracağımız ve en önemlisi birlikte üreteceğimiz bu atölyeler, bir kentin doğuşunu, gelişimini ve ilerleyişini nasıl algılamak gerektiğini gözler önüne getirecek. Her Pazartesi 11:00-12:30 saatleri arasında hem yüz yüze hem de online olarak paylaşacağımız bu seminerlere İstanbul ve çevresini başka bir gözle daha keşfetmek isteyen herkesi bekliyoruz!

A’dan Z’ye Klasik Müzik
Müzik sözcüğünün anlamından başlayarak, günümüz müziğine gelirken müziğin tarihçesini dönemleriyle (İlk, Ortaçağ, Barok, Klasik, Verist, Modern, Romantik, Empresyonist vs) bestecileri ve eserleriyle (J.S. Bach, E. Satie, L.W.Beethoven, W.A.Mozart, G.Verdi, F.Chopin, R.Strauss, C. Debussy vs) terimleriyle (andante, allegro, vivace, moderato vs); formlarıyla (konçerto, sonat, senfoni, opera vs) dinleyerek; bestecilerin hayatlarını inceleyerek ilerleyeceğiz.
Genel olarak kronolojik anlayışla dersleri sürdüreceğiz.

Bienallerdeki, çağdaş sanat fuarlarındaki ve güncel sergilerdeki işleri hepimiz daha yakından anlamak, çözümlemek, hissetmek ve yorumlamak istiyoruz. Öyleyse hazır olun ve kemerlerinizi bağlayın! Modern sanattan çağdaş sanata uzanan süreci akımlar, sanatçılar, yaşanmışlıklar, mektuplar ve kavramlar üzerinden birlikte ele alacağımız bir yolculuğa çıkıyoruz. Resim, heykel ve fotoğraf gibi sanat alanlarına video, dijital sanat, performans ve yerleştirme gibi daha yeni sanat türleriyle yepyeni haritalar açmaya ve çizmeye hazırlanıyoruz. Harita demişken Batı Avrupa ve ABD’ye sıkışan sanat tarihini daha geniş bir yelpazede keşfedip heyecanlı bir yeni patikada ilerleyeceğimizi de söylemiş olalım. Yeni bir seçkiyle keşfedeceğimiz bu heyecan dolu patikada bizlere 1914’ten günümüze dek eşlik edecek sanatçılar arasında Picasso, Dali, Frida, Kandinski, Warhol gibi modern, Abramoviç, Damien Hirst, Tracey Emin, Banksy, Ai Weiwei, Maurizio Cattelan gibi çağdaş sanattan tanıdık simalar da yer alacak. Böylelikle hayatla bağlantısı yoğun olan bu dinamizm dolu dönemle birlikte akımları ve sanatçıları daha yakından tanırken aynı zamanda güncel dünyanın sanatsal fotoğrafını da beraberce çekerek zor olan çağdaş sanatı cool bir çerçeveye dönüştüreceğiz. O halde çağdaş sanatı yepyeni bir boyutta her Salı günü saat 11:30 keyifle ve heyecanla deneyimlemek üzere! http://www.latelieres.com/wp-content/uploads/2022/09/arda_can_ozsu_cagdas_sanat_konulari.pdf

 

Yepyeni ve özgün içerikli bir diziyle çağdaş sanatı sanatçılara odaklanarak ve karşılaştırmalı olarak keşfetmeye ne dersiniz? Van Gogh ve Gauguin gibi post empresyonist sanatçılarla yeni dünyalara yelken açacağımız bu yolculukta Refik Anadol ve Beeple gibi yeni medya, djital sanat ve NFT sanatına kadar keyifli bir güzergâh belirleyerek sanatçıların üretimlerini karşılaştırarak çağdaş sanata tam anlamıyla vakıf olacağımız bir programa başlıyoruz. Peki, çağdaş sanat duraklarımız nereler olacak ve konu başlıkları nasıl olacak dediğinizi duyar gibiyim. Hemen paylaşalım 🙂 Sanatın sergilendiği mekanların yanı sıra üretildiği ve düşünüldüğü atölyelere konuk olacağız, ardından sanat-siyaset, sanat-cinsiyet, sanat-aidiyet gibi farklı başlıklar üzerinden ilerleyerek sanatçıları, akımları, grupları ve yaşanmışlıkları irdeleyeceğiz. Böylelikle ele aldığımız bir ülkenin sanatsal resmini birlikte çıkaracağız. Örneğin Dali ve Miro gibi iki Katalan ve sürrealist sanatçıyı aynı akım ve aynı milletten olmalarına karşın farklı dünya görüşlerine sahip olma, sürrealizmi ele alma biçiminde ayrışma ve sanat üretirken esinlenme yöntemlerinin bambaşka yerlerden gelmesi gibi pek çok nokta üzerinden geniş bir yelpaze değerlendirmiş olacağız. Yalnızca bu mu? Hayır, daha güzeli bu tam bir sanatsal gezinti rotası olacak. Çünkü Batı Avrupa ve Amerikan yoğunluklu sanat ortamına Japonya, Çin, Güney Afrika, Rusya, Kolombiya, Küba gibi farklı coğrafyalardan, kültürlerden, toplumlardan gelen sanatçılarla gerçek anlamda çağdaş sanatı keşfederek sınırları birlikte aşacağız. Elbette ki ABD, Kanada, İngiltere, Almanya ve Fransa gibi modern ve çağdaş sanatın temel ülkelerini de sürece dahil ederek patikamızı yeni ufuklara doğru daha da sağlamlaştıracağız. Öyleyse şöyle özetleyelim mi? Her Salı akşamı 20:00-21:30 saatleri arasında beraberce sanatçıların dünyalarına konuk olarak insani olanın sanatsal anlamlarını yer yer hikayesel yer yer de kültürel bir dilde keşfederek aynı Jules Verne’in ölümsüz eserindeki gibi Seksen Günde Devrialem için bir araya gelelim. Çağdaş sanatı hep birlikte deneyimleyelim :http://www.latelieres.com/wp-content/uploads/2022/09/arda_can_ozsu_latelier_ile_cagdas_sanatta_duo_dizisi.pdf

İslam öncesi arap kültürü:
İslam öncesi arabistanin siyasal ve sosyal yani,
Yahudiler,hristiyanlar ve diger etnik kimlikler,
Dini inanclari,
Arkeolojik veriler,
Bati literaturunde İslam öncesi Arabistan

1.İslamin siyasal tarihi.
2.İslam kültürünün ana kaynaklari:kuran,hadis,tefsir,
Fıkıh,kelam
3.İslam mezhepleri:Şiilik ve Sunnilik
4.İslam Tasavvufu:tarihsel süreç,doktrin,tekkeler ve tarikatlar

‘Mekke ve Medine Dönemlerine Göre Kur’an Okumaları’
-Seminer, Kur’an metninin bir bütün olarak anlaşılmasını hedeflemektedir.
-Kur’an metninin ve surelerinin oluşumu, Mekke ve Medine dönemleri dikkate alınarak kendi tarihi bağlamı içerisinde incelenecek.
 -Seminerde, Kur’an’ın ana konuları ele alınacak.
-Yer yer Kur’an tarihi ve kavramlarına, Kur’an’ın tefsir ile olan ilişkisine değinilecek.
– Konular incelenirken, Kur’an’ın hitap ettiği Hicaz toplumunun inancı, kültürü ve kabile yapısına dair bilgiler verilecek.
– Konular, ilk inen surelerden son inen surelere doğru Peygamber’in hayatı dikkate alınarak ele alınacaktır.

Prof. Dr. Ahmet Kasım Han’ın Latelier’e özel olarak vereceği bu derste, Hannah Arendt ve Viktor Frankl’ın düşün dünyasına kendi dönemlerinin ötesinde damgasını vurmuş iki eserini temele alacağız.Ders boyunca siyaset, otoriterlik, demokrasi, kimlik gibi çağımızın güncel kavramlaştırmalarını I. ve II. Dünya Savaşlarının eşine az rastlanılır kabul edilen “iki savaş arası” dönem koşulları çerçevesinde tartışacağız. Bu bağlamda, söz konusu dönemde otoriterliğin “Nazizim” özelinde bütünüyle nev-i şahsına münhasırbir formunun tecrübe edildiği savının geçerli olup olmadığı tartışmasının izini süreceğiz. İki büyük savaş arası Almanya’sının siyasal tarihini, bu tarihi teşkil eden olayları ve içerisinde biçimlendiği kültürü bağlamında tartışacağız. Bu noktada ilgilidönem Almanya’sında beklenmedik şartların; çok ayrıksı bir zamanda; kolayına tekrar edilemeyecek -bu çerçevede nev-i şahsına münhasır- olayları tetiklediği tezinin isabetli olup olmadığınıkonuşacağız. Söz  konusu dönemin tarihsel olayları ile günümüzarasında kurulacak paraleller bağlamında, “Yahudi Soykırımı”,“otoriterliğin yükselişi”, “kişi kültü”, “kimlik”, demokrasinin sağlığı ve sürdürülebilirliği, “öteki” kavramının belli bir yöntem dairesindetanımlanması gibi süreç ve olgular vasıtasıyla, zamanı, mekanı ve kültürü aşacak şekilde inşa edilen yabancılaşmalar ve bunların yıkıcı etkileri üzerinde duracağız. Tüm bunlar sonucunda ortaya çıkan toplumsal cinnet halinin dün, bugün ve gelecekte toplum ve bireyin özgürlük ve refahını yok etmek için nasıl kullanılabileceğini, daha da ötesi bunun sıradan, normal, bilindik -hatta tanıdık- insanlara nasıl yaptırılabileceğini/ yapılabileceğini işleyeceğiz. Müsebbibi ve uygulayıcısı oldukları hoyrat vahşetin ne Nasyonel Sosyalist Alman İşçi Partisine, ne lideri Adolf Hitler’e, ne de çağın Alman toplumunamahsus bir anomali olmadığına dair tartışmanın izini sürerken, bu dönem ve olaylara dair asıl şaşırtıcı olanın da tam da bu “genellenebilirlik” olduğunu konuşacağız. Siyasal tarih ve siyaset bilimini yanı sıra, insan psikolojisine dair çalışmalar ve kimlik üzerine tartışmalar çerçevesinde bu türden bir kötülüğün ortaya çıkış dinamiklerini ve onunla nasıl mücadele edilebileceğini detartışacağız. 

 

Tüm dünyada otoriterlik ve demokrasi tartışmaları sürerken, otoriter yönetimlerin demokrasiyi yok etmek adına izledikleri yöntemlerin benzerliği ve zamanı aşan yöntemsel kesinliği hepimizi şaşırtırken, temel değerlerin korunması için yapılabilecek olanların basitliğine ve çokluğuna da hayret edeceksiniz.